4857 sayılı İş Kanunu'na tabi olanlar :
İstisnalar :
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi, işverenin iş sözleşmesini belirli durumlarda bildirim süresi beklemeden feshedebileceği halleri düzenler. 25. maddenin (I) numaralı bendi, sağlık sebeplerini kapsar ve işçinin kendi kastından veya yaşam tarzından doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hale gelmesi durumunu içerir. 17. madde ise bildirim sürelerini düzenler. Özetle, 25. madde işverenin fesih haklarını, 17. madde ise bildirim sürelerini belirler.
4857 sayılı İş Kanunu'na ilişkin çalışma yönetmelikleri şunlardır: İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği. İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik. Bu yönetmelikler, çalışma süresi, haftalık normal çalışma süresi, denkleştirme esasına göre çalışma, telafi çalışması, günlük çalışma süresinin duyurulması ve çalışma süresinin belgelenmesi gibi konuları kapsar. 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklere ilişkin detaylı bilgilere aşağıdaki kaynaklardan ulaşılabilir: csgb.gov.tr; lexpera.com.tr.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi, iş sözleşmesinin süresine göre sınıflandırılmasını düzenler: Belirsiz süreli iş sözleşmesi: İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde uygulanır. Belirli süreli iş sözleşmesi: Belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak, işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılır. Belirli süreli iş sözleşmeleri, esaslı bir neden olmadıkça üst üste (zincirleme) yapılamaz; aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesi, fazla çalışma kavramını düzenler. Bu maddeye göre: Fazla çalışma, haftalık 45 saati aşan çalışmaları ifade eder. Denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi normal haftalık iş süresini aşmamak koşuluyla bazı haftalarda 45 saati aşsa bile bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının %50 yükseltilmesi suretiyle ödenir. İşçi, fazla çalışma karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir. Bir yılda toplam 270 saatten fazla fazla mesai yaptırılamaz. Sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz. Fazla çalışma için işçinin onayı gereklidir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi, iş sözleşmesinin feshi ve fesih bildirimine itiraz ile ilgilidir. Bu maddeye göre: 1. Fesih Bildirimi: İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. 2. Geçerli Sebebin İspatı: Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. 3. Özel Hakem ve Arabuluculuk: Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık, aynı sürede özel hakeme veya arabulucuya götürülebilir. 4. Dava Süreci: Dava, seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır ve mahkemenin veya özel hakemin kararına karşı Yargıtay'a başvurulabilir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 27. maddesi, işverenin, belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin feshi halinde, bildirim süresi içinde işçiye ücretinde bir kesinti olmaksızın, günde iki saat iş arama izni vermekle yükümlü olduğunu düzenler. Maddede yer alan diğer hükümler: İş arama izninin süresi, bireysel veya toplu iş sözleşmesi ile artırılabilir, ancak azaltılamaz. İşçi, iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir, ancak bunu işten ayrılacağı günden önceki günlere rastlatmak ve durumu işverene bildirmek zorundadır. İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırırsa, işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder. İşveren, iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa, o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir.
4857 sayılı İş Kanunu'na tabi çalışanlar, işçi ve işveren statülerine sahiptir. İşçi: Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişidir. İşveren: İşçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlardır.
SON YAZILAR